Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Yemen’in kuzeydoğusunda stratejik bir geçiş ve enerji hattı niteliği taşıyan el-Cevf, yaklaşık 39 bin 495 kilometrekarelik geniş bir bölgeyi kapsıyor. 2020’de Ensarullah’ın tam kontrolü sağlamasından bu yana sahadaki güç dengesi, bölge halkının direniş iradesiyle birlikte büyük ölçüde değişmiş durumda.
Bu tabloyu tersine çevirmeyi başaramayan Suudi Arabistan ise dikkatini giderek el-Cevf’in doğu çöl kuşağına yoğunlaştırıyor. Direnişin ilerleyişini durdurmak için doğrudan çatışma yerine çevreleme taktiğine yöneldiği değerlendirilen Riyad yönetimi, son dönemde bölgedeki askerî hareketliliğini belirgin biçimde artırdı.
Özellikle Hadramut ve el-Mahra vilayetlerinde Selefi grupları yeni askerî noktalar kurmaya zorlayan Suudi Arabistan, bu iki bölgeyi hem lojistik hem de baskı hatları olarak konumlandırıyor. Böylece el-Cevf’i güney ve doğu eksenlerinden kuşatma niyetinin, bölgesel bir yayılma politikasının parçası olduğu yorumları güç kazanıyor.
Yemenli direniş kaynakları, Riyad’ın çöldeki mevzi arayışının yeni bir askerî tırmanışın hazırlığı olduğunu, ancak el-Cevf’te halk desteğine dayalı dengeyi kırmanın sandığından çok daha zor olacağını vurguluyor. Direniş yetkilileri, Suudi Arabistan’ın baskı ve kuşatma taktiklerinin “saha gerçekliğini değiştirmeye yetmeyeceğini” belirtiyor.
Çöl hattındaki bu yeni hareketlilik, Yemen savaşının uzun süredir donmuş gibi görünen bazı cephelerinde yeniden gerilim yaratırken, el-Cevf’in direniş için stratejik öneminin daha da arttığı gözlemleniyor.
yorumunuz